Haberler / Duyurular Güncel Haberler  KURTULUŞ COŞKUSU
İlçemizin  Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 95’inci yıl dönümü düzenlenen törenlerle kutlandı.
 
Belediye Başkanımız  Av. Abdullah Hacı tarafından, Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtı'na çelenk sunmasıyla başlayan tören, Atatürk Meydanı'nda devam etti.
 
Saygı duruşunun  ardından, Belediye Başkan Yardımcımız Hayri Tübeler, Belediye Meclis Üyelerimiz, Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcileri ve siyasi parti temsilcilerinden oluşan heyet kurtuluşu temsilen tören alanına çiçeklerle girdiler ve İlçemiz Kaymakamı Tarkan Keskin, CHP Kırklareli Milletvekillerimiz Türabi Kayan, Vecdi Gündoğdu, 1’inci Zırhlı Tugay Komutanı ve Garnizon Komutanımız  Tank Albay Coşkun Önal, Belediye Başkanımız Av. Abdullah Hacı ve Cumhuriyet Başsavcımız Fatih Koz’a birer buket çiçek takdim ettiler.
 
Daha sonra program, temsili olarak kürsüde bulunan Kurtuluş Kızı Babaeski Mesleki  ve Teknik Anadolu Lisesi Güzellik ve Saç Bakım Alanı Öğrencisi Damla Kılıç , Askeri Birlik Komutanı İsthk. Üsteğmen Harun  Tuncer  tarafından zincirleri sökülerek özgürlüğüne kavuşturuldu.
 
Kurtuluş Kızı Damla Kılıç ve Askeri Birlik Komutanı İsthk. Üsteğmen Harun Tuncer’e, İlçemiz Kaymakamı  Tarkan Keskin, CHP Kırklareli Milletvekillerimiz Türabi Kayan, Vecdi Gündoğdu, 1’inci Zırhlı Tugay Komutanı ve Garnizon Komutanımız  Tank Albay Coşkun Önal, Belediye Başkanımız Av. Abdullah Hacı ve Cumhuriyet Başsavcımız Fatih Koz tarafından günün anısına plaket ve  buket çiçek takdim edildi.
 
Daha sonra İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından İlçemiz Kaymakam Tarkan Keskin, 1’inci Zırhlı Tugay Komutanı ve Garnizon Komutanımız  Tank Albay Coşkun Önal ve Belediye Başkanımız  Av. Abdullah Hacı tarafından, Öğrencilerin, halkın ve protokol üyelerinin Kurtuluş Bayramı kutlandı.
 
Törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı, Belediye Başkanımız  Av. Abdullah Hacı, yaptı.
 
Hacı,  konuşmasında ; “Sayın Kaymakamım, Sayın Milletvekillerim, Sayın Komutanım, değerli Babaeskililer, Kurtuluşumuzun 95’inci yıldönümü kutlu olsun. Bu günümüzü sonsuza kadar kutlamak dileğiyle sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bu günleri bize armağan eden, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyor; kahraman gazilerimize hürmet ve şükranlarımı sunuyorum. Bu anlamlı günde karşınızda olmaktan gururluyum. Kurtuluş savaşını müteakip büyük önder Atatürk bizlere bıraktığı mirası şu sözlerle ifade etmektedir: Öğrencilerimizin de dikkatle dinlemesini tavsiye ederim. Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir doğma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse mirasçılarım olurlar. Ancak o günlerde ülkenin durumu nedir, daha sonrada halkın durumu nasıldır onu bilmemiz gerekir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk o günleri şu kelimelerle ifade etmektedir: Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu topluluk savaşta yenilmiş, Osmanlı ordusu zedelenmiş, ulus yorgun ve yoksul bir durumda. Ulusu ve ülkeyi savaşa sürükleyenler yurttan kaçmışlar. Padişah Vahdettin, acz içinde; kendini, tahtını koruyacak önlemler peşinde. İtilaf donanmaları ve askerleri istanbul' da, Adana Fransızlar; Urfa, Maraş, Antep İngilizlerce işgal edilmiş. Antalya ile Konya’da İtalyan birlikleri; Merzifon’da, Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor. 15 Mayıs 1919'da yunan ordusu İzmir’e çıkarılıyor. Yurdun dört bir yanında azınlık toplulukları devletin bir an önce çökmesine çaba harcıyorlardı. İstanbul'da çeşitli amaçlarla kurulmuş, ulusa düşman, açık, gizli, parti ya da dernek adı altında bir takım kuruluşlar da vardı. Ordumuzun durumu: ateşkes anlaşması yapılır yapılmaz birliklerin savaşçı erleri terhis edilmiş, silah ve cephanesi elinden alınmış, savaş gücünden yoksun kadrolar haline getirilmişti. Kurtuluş yolu olarak, Amerikan veya İngiliz mandası olunması tartışılıyordu. Ülke parçalanıyordu. Hanedan-ı hükümdar, milli mücadelenin aman vermez düşmanı olmuştu. Ulus yorgun ve bitkindi. Çaresizdi. Buna mukabil; Anadolu’da ve Trakya’da ülkenin geleceğini kurtarmak için çeşitli cemiyetler kurulmakta, toplantılar düzenlenmekteydi. Çok değerli hemşerilerim, savaşlar insanların ölüm fermanıdır, savaşlar üstünde yaşadığımız toprakların, doğamızın ölüm fermanıdır. Osmanlı'nın son dönemini Atatürk’ün sözleriyle hatırlatırken, amacımız Osmanlıyı, geçmişi yermek değil; neleri başaramadığını ve niçin başaramadığını anlamak içindir. Bütün olumsuzluklara rağmen, kurtuluş savaşını yapanlar, Osmanlı devletinin birinci dünya savaşından arta kalan ordusunun kahraman askerleri ve Anadolu halkıdır. Bu zafer, yüzyıllardır dünyadan soyutlanmış, sultanların fakir kulları olan Anadolu insanını bir atılımda, kulluktan çıkarıp cumhuriyetin halkı yaptı ve bu yok oluşun yerine kurtuluş savaşını kazanmış olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu yeni Türkiye Cumhuriyeti, her şeyi ile bu toplumca kabul edilmiştir. Bazı geriye dönüş özlemleri yaşansa da, Cumhuriyet kazanımları ve değerleri bu toplumun geleneksel değerleriyle bütünleşerek, kültürüyle sosyal yapısıyla tamamlanacaktır. Eğer Türkiye, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının 1923' te gerçekleştirmeye başladığı, ikinci dünya savaşı kargaşasında İsmet İnönü döneminde de devam ettirilmeye çalışılan devrim sürecinden, süzgecinden geçmeseydi ve o dönemde yetişen insanlar, onların yetiştirdikleri, bugüne kadar yaşayan kuşaklar olmasaydı, savaştan sonraki batı emperyalizminin kurbanı olarak, Türkiye şimdinin hemen yanı başımızda, halkının birbirini boğazladığı ülkelere dönüşebilirdi. Bugün de bütün olumsuzluklara rağmen, halkımızın bir tekini bile dışlama lüksümüz yok. Cumhuriyet ülküsüne inananlar için, Türkiye’yi bir bütün olarak korumak bir zorunluluktur. Dünya tarihi yeni bir aşamaya girdi. Eski kapılar kapandı, eski paradigmalar değişti. Yeni çıkış yolları bulmak ve halka duyurmak yeni bir tür uygarlık savaşıdır. Yeni dönem yönetici ve toplum liderlerinin savaşı da buradan başlıyor. İnsanlara geleceğin ne hazırladığını anlatma yollarını bulacaklardır. Bu yeni bir devrimdir. Silahla değil, akılla olacak. Bu bütün bilimsel buluşlardan daha zor görünüyor. Ulusal kurtuluş savaşı her yönüyle ve her anıyla mercek altına alındığında görülecektir ki, yaşanan sadece bir savaş değil; bir ulusun varoluş kavgası ve kendi topraklarında özgürce yaşama mücadelesidir. Bu mücadele aynı zamanda eşsiz askerlik dehası, müthiş bir toplumsal örgütlenme, askeri ve siviliyle tüm yurttaşların moral değerler üzerine kurduğu bir ittifak, adeta yazılmamış bir sözleşmedir. Değerli hemşehrilerim, kurtuluş savaşı süreci ve Cumhuriyetin ilanı dünyanın "Hasta adam" ilan ettiği Türklerin düşünecek kadar akılları olduğunu kanıtladı. Bugün o büyük ve köklü miras sayesinde çağdaş yaşam ve uygarlığa katılma şansımız var. Böylesine uzun yıkılış ve kuruluş tecrübelerine sahip dünyada sadece bir kaç ülke var; kıymetini bilelim. Bütün ulusların demokrasi tarihi, aynı zamanda tecrübelerle siyasi ve hukuki evrim tarihtir. Bu süreci izlemek ve geliştirmek, yönetilebilir bir toplum olmak ve kurumların güvenilirliği açısından son derece önemlidir. İnsanlığın önündeki dehşet verici olasılıklar karşısında, uğrunda mücadele e değecek tek şeyin barış olduğunu daha da açık bir şekilde görüyoruz. Bu artık bir dua değil, tüm ulusların kendi yöneticilerine yöneltecekleri bir taleptir. Nihai olarak cehennem ile akıl arasında bir seçim talebidir. Aş toplumları meydana getiren bireylerin nasıl düşüneceğine, nasıl yaşayacağına, ne giyeceğine, ne konuşacağına ve inancına karışamayız. Özgür toplumlarda önce sosyal ve siyasal barış gerçekleşir ve ekonomik kalkınmadan gelir. Çok değerli Babaeskililer, sevgili öğrenciler, sözlerimi nazım hikmetin kısa bir şiiri ile tamamlamak istiyorum.
“Sene 1941, merdivenlerin üstünde güneş, bir baş yeşil soğan ve bir insan; Ahmet Onbaşı. Balkan harbinde gitti, seferberlikte gitti, Yunan harbinde gitti. Ha dayan hemşerim sonuna vardık.”
Sözlerime son verirken, kurtuluş savaşını gerçekleştiren, Türkiye Cumhuriyeti’ni bize armağan eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize ilçe halkım adına şükranlarımı sunuyor, hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, sizlere saygılar sunuyorum.”
 
Konuşmanın ardından öğrenciler şiirler okudu, Babaeski Gençlik Merkezi Kurumu Folklor Ekibi Kırklareli Yöresi halk oyunları gösterileri sundu. Lüleburgaz İlçesinin Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Korosu Şef Şükran Akdeniz tarafından muhteşem bir konser verdi. Bulgaristan’ın Popova Şehri Sarina Folklor Dans Grubu Yöresel Oyunlarını sergiledi. Babaeski Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi son Sınıf Öğrencileri İşaret dili ile “Hayat Bayram olsa” şarkısını seslendirdiler. Babaeski Müzisyenle Derneği ise mini bir davul şov gösterisi yaptı.
 
Belediye Başkanımız Av. Abdullah Hacı, Keşan  Lalacık Mahalli Halk Oyunları Ekibinin gösterisi sırasında  protokoldeki yerinden kalkarak, gruptaki bir folklorcunun kasketini giydi ve folklor ekibi ile birlikte oyun oynadı, davul çaldı.
 
Düzenlenen Törene; İlçemiz Kaymakamı Tarkan Keskin, CHP Kırklareli Milletvekillerimiz Türabi Kayan, Vecdi Gündoğdu, 1’inci Zırhlı Tugay Komutanı ve Garnizon Komutanımız  Tank Albay Coşkun Önal, Belediye Başkanımız  Av. Abdullah Hacı, Cumhuriyet Başsavcımız  Fatih Koz, İl Genel Meclis Üyelerimiz , Belediye Meclis Üyelerimiz , Daire Amirleri, siyasi parti temsilcileri, askeri erkân, gaziler, kamu yararına çalışan sivil toplum örgütleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
 
İlçemizin  Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 95’inci yıl dönümü dolayısıyla, Cumhurbaşkanımız Sayın  Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Kırklareli Valimiz Sayın Orhan Çiftçi birer kutlama telgrafı gönderdiler.
 
Kurtuluş Bayramı, Tören geçişi ile son buldu.
 
Kurtuluş Bayramı etkinliğimiz akşam saat 19.00 da Tansa Salonunda  Belediye Başkanımız  Av. Abdullah Hacı tarafından  verilen resepsiyon ile sona erdi.
 
 



 

 MENÜ

E-Hizmetler
  Başkan
  Kurumsal
  Babaeski
  Haberler-Duyurular
  Projeler
  İletişim
  E-Borç Sorgulama
  İmar Durumu
  Kent Bilgi Sistemi
  Hizmet Masası
  Bilgi Edinme
  Kan Bankası
  Ücrete Tabi İşler
Babaeski Belediye Başkanlığı Fatih Caddesi Babaeski / KIRKLARELİ
TELEFON     0 (288) 512 12 36
FAX             0 (288) 512 41 20
E-POSTA     info@babaeski-bld.gov.tr
   TR21-11-KÖA-1-19 Sözleşme No'lu İnteraktif Belediye Hizmetleri Projemiz Trakya Kalkınma Ajansı tarafından
 finanse edilmektedir.